26 Temmuz 2011 Salı

Kitap: Zıt Kavramlar

Kızım yukarı ve aşağı kavramlarını bazen karıştırıyor. Ona hem bunları hem de diğer zıt kavramları öğretmek için kartlar hazırlayayım diyordum. Oğlum bana "Anne kart hazırlama, kitap yap. Kartlar her yere karışır" :) deyince ona hak verdim. Kartlarla eşleştirme vs. yapabiliyoruz ama kartları muhafaza etmek zor olabiliyor. Kitabı buradan bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Bizim kitabımızda bulunan zıt kavramları kısaca şöyle okuyoruz:

Kitabımızın adı "Zıt Kavramlar". Neymiiiş? Zıt Kavramlaaar :)

Bu kız, bu erkek. Bak tokası var ve mor bir şort giymiş. Bunun tokası yok ve mavi bir şort giymiş.

- Kız ve erkek birbirinin zıddı mı değil mi karar veremedim :) -

Fil büyüüüük, kuş küçük.

Bu abi mutlu, bu abi üzgün. Nasıl yapmış dudaklarını? Sen de yap bakalım. Şimdi mutlu ol.... Şimdi şaşır... Şimdi de kork....

Mum yanmış yanmış kısalmııış...

Bu sepet dolu, içinde meyveler var; bu sepet boooş....

Geceleyin, gökyüzü siyah olmuş. Güneş kaybolmuş, yıldızlar çıkmış. Evdekiler ışıkları yakmışlar...

Çay -çorbaya da benziyor:) - sıcak. Cısss! Dondurma soğuk...

Bu buzdolabı kapalı, bu buzdolabı açık. İçindekileri görebiliyoruz. Yumurtalar, şişeler..

Bu vapur yakın, bu vapur uzak...

Biber acı, çikolata tatlı., mmmm...

Bu adam şişman, kocaman bir göbeği var; bu adam zayıf...

Çocuk genç, dede yaşlı, saçları beyazlamış. Birlikte kitap okuyorlar, mor bir koltuğa oturmuşlar...

Bu kutu hafif, bu kutu ağır. Bak taşımakta zorlanıyor. Nasıl yapmış? Iııhhhh... Hadi sen de yap...

Bu pantolon ıslak, üzerine su dökülmüş. Bunu giyemeyiz. Bu pantolon kurumuş. Bunu giyebiliriz...

Bu yol dar, sadece bir araba geçebiliyor. Bu yol geniş. İki araba geçebiliyor....

Bu güzel, bu çirkin. Çünkü çok kötü bakmış.

(Burada çok tereddüt ettim. Güzellik ve çirkinliği dış görünüş üzerinden vermek doğru mu diye. Ama değiştirmek için vaktim yoktu.)

Araba sert, yastıklar yumuşacık...

Bu masa dağınık, bu masa düzenli... Düzenli olan daha güzel görünüyor değil mi?

Bu temiz, bu kirli... Çikolata dökülmüş....

Bu ayakkabı yeni, bu ayakkabı eski...
Tavşan hızlı koşar, kaplumbağa yavaş yürür...

-Kimin kimi geçeceği belli olmaz tabi :) -

Bu arkasını dönmüş, bak sırtında çanta var. Bu önünü dönmüş...

-Burada eğer hatırlıyorsanız Susam Sokağı'nın meşhur şarkılarından
Bu benim önüm, önüm, önüm,
Bu da sırtım, sırtım ,sırtım...
şarkısını söyleyebilirsiniz :) -

Bu abla oturmuş, bu abla ayakta...

Bu fakir, hiç parası yok. Bu zengin, çok parası var, paralarını çuvala koymuş nedense. :)

Kedi yukarıda, köpek aşağıda...

Tavşan sandalyenin üstünde, top sandalyenin altında...

Sol el, sağ el... Senin sol elin hangisi?

Palyaço kutunun içinde, araba kutunun dışında...

Hiç yorum yok: